6. MAL REJİMİ DAVALARINDA ARABULUCULUK MÜMKÜN MÜ?
Özet
Bu çalışma, aile hukukunda arabuluculuk kurumunun özellikle mal rejimi uyuşmazlıkları bakımından uygulanabilirliğini normatif bir bakışla incelemektedir. Çalışmada, HUAK m. 1/2, 1/3 ve 18/3 hükümleri ile Türk Medenî Kanunu’nun mal rejimine ilişkin emredici düzenlemeleri karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiş; taraf özerkliği–kamu düzeni dengesi, statü–patrimonyal hak ayrımı ve güç dengesizliği gibi kavramsal eksenler üzerinde durulmuştur. Araştırma bulguları, mal rejimi tasfiyesinin salt malvarlığına ilişkin bir işlem olmaktan ziyade aile birliğinin sona ermesine bağlı statü ilişkisi doğurduğunu; bu nedenle arabuluculuğun, aile hukukunun kamu düzenine dayalı yapısıyla sistematik biçimde bağdaşmadığını ortaya koymaktadır. HUAK m. 18/3 uyarınca öngörülen duruşmalı icra edilebilirlik denetimi, arabuluculuk sürecini serbest bir özel hukuk aracı olmaktan çıkararak yargısal onaya tabi denetimli bir modele dönüştürmektedir. Bu durum, özellikle kadın–erkek arasındaki ekonomik ve psikolojik eşitsizliklerin belirgin olduğu aile hukukunda gönüllülük varsayımını zayıflatmaktadır. Sonuç olarak, aile hukukunda arabuluculuk, esas çözüm yolu değil; yalnızca sıkı yargısal gözetim altında işletilebilecek tali bir alternatif olarak değerlendirilmektedir. Çalışma, mal rejimi uyuşmazlıklarında delil ve bilirkişi temelli, hızlandırılmış ve uzmanlaşmış yargılama modellerinin geliştirilmesini önermektedir.
Yazar
Av. Meryem BİRİNCİ BAYKAL

